Dikeylik Tezi

Takdim

Zekâ maddesinde zekânın, hangi hedefe ulaşmakta kullanıldığından bağımsız olduğundan bahseldilmişti. Bu iddiayı temellendiren teze “dikeylik tezi” ya da İngilizcedeki haliyle “orthogonality thesis” denir.

Giriş

Dikeylik tezi, kısaca zekânın ve nihai (nihai amaca ulaşmakta kullanılan araçsal amaçlardan bahsetmiyoruz) amaçların birbirlerinden bağımsız olduğunu söyleyen tezdir (Bostrom, 2012).

Adını yetenek ($y$ diyelim) ve nihai amaç ($a$ diyelim) eksenlerinin birbirlerinden doğrusal olarak bağımsız olmasından alır:

Zekâ ve nihai hedefler, olası fâillerin üzerinde serbestçe farklılık gösterebileceği, birbirinden bağımsız eksenlerdir. Başka bir deyişle, prensipte hemen hemen her zekâ seviyesi, hemen hemen her nihai hedefle kombine edilebilir (Bostrom, 2012).

Eğer bunun ne anlama geldiğini anlayacak kadar matematik temeliniz yoksa endişelenmeyin, bu kavramı anlamak için herhangi bir matematik bilgisine ihtiyacınız yok. Sonraki bölüm sizin gibi okurlara temel sezgiyi vermek için yazıldı.

Sezgisel Açıklama

Zeki sistemlerin zekâları arttıkça “bilgeliklerinin” de artacağını (diğer bir deyişle insanların değerlerine [dürüstlük, canlılara değer verme, diğerkamlık vb.] daha uyumlu hale geleceklerini) düşünmek oldukça çekici bir fikirdir. Dikeylik tezi tam da bu noktada devreye giriyor: dikeylik tezine göre bu varsayım, bir safsatadan ibarettir. İnsan olmayan varlıklara insani özellikler yüklemeye olan eğilimimizin başka bir örneğinden ibarettir.

Bir jet uçağı hayal edin. Zekâyı bu uçağın motoru, nihai amacını da otopilotuna girilen konum olarak düşünün. Uçağın motoru ne kadar güçlü olursa olsun varacağı konumun neresi olduğunu otopilota girilen konum belirler. Uçak motorunun belirlediği şey (eğer bozulmazsa!) uçağın hedef konuma ne kadar çabuk ulaşacağıdır.

Yapay zekânın daha zeki hale geldikçe kendi kendine bizim ahlakî değerlerimize sahip olmasını bekleyemeyiz. İnsan zekâsını katbekat aşan “süperzekî” bir sistem (ASI) dahi bize aptalca ya da ahlaken kötü görünebilecek hedeflere sahip olabilir. Bunun nedeni süperzekî yapay zekânın aslında aptal olması (motorlarının güçsüz olması) değil de nihai hedefinin (otopilotuna girilen konum) farklı olmasıdır.

Yapay zekâ güvenliği ile bağlantısı

Dikeylik tezi, birçok araştırmacıya göre, yapay zekâ güvenliği açısından temel bir nitelik taşır. Eğer bu tez gerçekten de doğruysa uyum problemini çözmeden yapay zekâ geliştirmeye devam etmek varoluşsal riski nispeten artıracaktır: yapay zekâlar zekîleştikçe daha iyicil hale geleceklerini varsayamayız, bizim değerlerimize sahip olmalarını sağlamak kendi başına odaklanılması gereken bir mühendislik problemidir.

Teknik inceleme

Hesaplanabilirlik argümanı

Felsefî temel: Hume’un giyotini

Dikeylik tezinin İskoç felsefeci Hume’un 18. yüzyılın ilk yarısında yaptığı gözlemle olan yakınlığı dikkat çekicidir:

Bu maddelere de bakınız:

Kaynaklar

  1. Russell, S. J., & Norvig, P. (2021). Artificial Intelligence: A Modern Approach (4th ed.). Pearson.
  2. Bostrom, N. (2014). Superintelligence: Paths, Dangers, Strategies. Oxford University Press.